banner23
Öne Çıkanlar erzurum forum avm Tacettin Kızıloğlu mehmet sekmen Vedat Eğilmez

Nitelikli okul seçiminde nelere dikkat edilmeli?
Yeni eğitim ve öğretim döneminin bitmeye yakın olması, yeni gelen liselere geçiş sisteminden kaynaklanan nitelikli okulların Erzurum’da yetersiz olmasından  kaynaklanan ve velilerimizden hocam çocuğumuzu ortaöğretim de hangi özel okula gönderelim yönünden gelen sorulara cevaben bir okulun nitelikli olabilmesi için olması gerekenleri sıralayalım..
1.Öğretmen Kalitesi: Okullar öğretmen seçerken nelere dikkat ediyor? Yeni mezun mu? Mesleki olgunluğa erişmiş eğitimcileri mi alıyor? Öğretmenler düzenli ve sürekli olarak hizmet içi eğitim alıyorlar mı? Ayrıca öğretmenlerin uzun yıllar aynı okulda görev alması çok önemli. İlkokul döneminde her yıl öğretmen değiştirmeleri sağlıksız olacağı gibi kurumun kalitesini gözden geçirmek için önemli bir kriter olacaktır.
Araştırmalara baktığımızda öğretmen kalitesi çocuğun okul başarısını %50’den fazla etkiliyor. Eğer motivasyonu yüksek bir eğitimci kadrosu söz konusuysa bu oran %80’lerin üzerine çıkabiliyor. Bu açıdan ilk sırada incelenmesi gereken şey teknoloji vb. yan unsurlar değil, eğitimci profili.
2. Eğitim Programları: Ders işleme teknikleri nasıl? Kara tahtanın yerini projeksiyonlar daha sonra akıllı tahtalar aldı. Teknolojik imkanların yanı sıra ders işleme teknikleri nasıl? Drama, oyun, yaparak yaşayarak öğrenme, gözlem ve deney gibi yöntemler kullanılıyor mu? Bilgi ezberletiliyor mu? Yoksa öğrenmenin kalıcılığı mı sağlanıyor? Kalıcı öğrenmenin temeli ise yaparak yaşayarak öğrenme. Bu durumda çok ödev veren öğretmen ve okul değil, oyunla, deneyle ve sunumla konuyu işleyen öğretmen/okul arayacağız arkadaşlar.
3. Teknolojik İmkanlar: Tablet teknolojisi ve teknolojik laboratuvarların kullanılması biz yetişkinlerin gözüne çok hoş gelebilir. Oysa teknolojik eğitim araçlarının okul motivasyonuna ve akademik başarıya olan etkisi incelenecek diğer 200 etmen arasında sadece %1’lik bir paya sahip dersem inanmayabilirsiniz. Ama öyle. Araştırmalara bakacak olursak teknolojik imkanların öğrenmenin kalıcılığı konusunda %1’lik okul motivasyonu konusunda en fazla ama en fazla %15’lik bir etkiye sahip olduklarını görüyoruz. Bu demek oluyor ki; okul seçerken size gösterilen ultra modern cihazlar eğitimin çok kaliteli olacağı anlamını taşımıyor.
4. Yabancı Dil Eğitimi: Yabancı dil öğretmekte güçlük çeken ve bir türlü yabancı dil öğrenememiş bir toplumuz. Bu konuda çeşitli adımlar atılıyor. Burada yine gözden geçirilmesi gereken şey çocuğun yabancı dili yaparak-yaşayarak mı öğreneceği? Yoksa tahtaya yazılmış bir takım gramer kalıplarıyla mı öğreneceği? Özel okullar dil eğitimi konusunda farklı görüşe ve tekniğe sahip oluyorlar. Devlet okullarında ise durum ortada. Ayrıca 2. hatta 3. yabancı dil imkanı sunması artık dünya çapında bir gereklilik oldu.
5. Fiziki Ortam: Okulun olimpik-yarı olimpik havuzunun, spor salonun olması veya olmaması bir tercih sebebi olabilir. Ancak ders aralarında vakit geçirebileceği okul bahçesinin durumu çok önemli. Yönetmeliğe göre 100 öğrenciye kadar en az 250 m2, 101’den 500 öğrenciye kadar öğrenci başına 2 m², 501’den 1000 öğrenciye kadar öğrenci başına 1,5 m² düşmesi gerekiyor. Bahçesi küçük ve verimli kullanılamıyorsa çocuk için çok önemli bir konu es geçilmiş olabilir. Ayrıca tuvalet hijyeni, iç hava kalitesi, güneş görmesi ve ses yalıtımı okul seçiminde çok önemli. Geçtiğimiz günlerde yeni açılan özel okullardan birisinde misafirdim. Her şey çok hoş görünüyordu. Ancak tek bir şey unutulmuştu:
toplantı salonunda havalandırma düzeni yoktu. Hatırı sayılır bir kalabalık nefes almakta dahi güçlük çekti. Bu durumda okul hakkında olumlu görüş bildirmek son derece yersiz olur diye düşünüyorum.
6. Sosyal ve sportif faaliyetler: Net akademik bir bilgi paylaşayım öncelikle: sosyal ve sportif faaliyetler akademik başarıyı destekler. Okul öğrencilerini bir sanat veya spor branşına yönlendiriyorsa ne kadar güzel. Hatta olması gereken bu. Bu konuda devlet okullarının da bakış açısı gün geçtikçe pozitif bir görünüm arz ediyor. Yapılan çalışmalara bakıldığında devlet okullarına giden öğrenciler sanat ve spora daha yoğun bir şekilde yönlendiriliyor. Çocukların sağlıklı gelişimi için harika bir avantajı sürekli ders çalışma ve test çözmeyle köreltmemek gerektiğini düşünüyorum.
7. Ödev ve Sınavlara Hazırlık: Ebeveynlerde hakim bir anlayış vardır; çok ödev veren öğretmenin akademik olarak başarılı olduğu düşünülür. Buna bir eğitimci olarak katılmıyorum. Özellikle ilkokul 1. Sınıfta ödev vermenin basit egzersizlerden öteye geçmemesi gerektiğini düşünüyor, birlikte çalıştığım eğitimcilere bu yönde tavsiyede bulunuyorum. 2. Sınıfla birlikte ödevin öğrencinin okul hayatına girebilir belki. Bana kalırsa gerek yok ama 1 sayfayı geçmeyecek ödevlerle akademik devamlılık sağlanabilir. Ebeveynlerin baskısıyla çok ödev veren öğretmenin çocukta istenmeyen kaygı ve panik yaratacağını düşünüyorum ayrıca. Bu nedenle yazının başında dediğim gibi; yaparak yaşayarak öğrenmeyi sağlayan okul/öğretmen çok fazla ödev vermez. Çünkü buna gerek kalmaz.
8. Çocuğa Bağlı En Can Alıcı Konu: Okula başlama yaşı uygun mu? Yeni değişikliklere göre yönetmelikte: “gelişim yönünden ilkokula hazır olduğu anlaşılan 60-66 ay arası çocuklardan, velisinin yazılı isteği bulunanlar da ilkokul birinci sınıfa kaydedilir.” diyor. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli yer çocuğun ilkokula hazır olup olmadığı. Bunu her anne-baba sağlıklı olarak değerlendiremeyebilir. Bu nedenle okula hazırlık testleri yaptırarak uygun olup olmadığına dair nesnel bir karar alınarak başlatılması veya başlatılmaması çok önemli.
72 ay ve öncesi okula başlayan çocuklar ilkokulda uyum problemleri yaşayabiliyorlar. Kendisinden büyük çocuklarla aynı sınıfta aynı zihinsel performansı yakalamaları zorlaşıyor. Pek çoğu daha sıraya oturma ve fiziksel mekana alışmada güçlük çekiyorlar. İlerleyen yıllarda ise parlak zekalı değilse, okul motivasyonları düşük bir şekilde öğrenim hayatlarına devam ediyorlar. Bu nedenle 72 aydan önce okula başlama konusunda uzman görüşü almadan adım atılmamasını tavsiye ederim.
9. En Önemli Konu Bütçe: 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılına ait rakamlar açıklandı. Buna göre çocuğunu özel okula göndermek isteyen aileler yıllık en az 16.000 TL bütçe ayarlamak zorunda. Eğitimde fırsat eşitsizliğinin geldiği boyut bir baba ve eğitimci olarak beni çok incitiyor.
10. En son nokta ve en önemlisi ise okul kurucularının eğitimci olup olmadığına mutlaka bakılmalıdır, zira esnaf mantığı ile hareket eden bir kuruma çocuğunuzu teslim ettiğinizde eğitimi ucuza mal etme ve dönemi bitirme derdinde olacaktır.
11. Rehberlik servisi aktif olarak faaliyet gösteriyor mu? Yoksa sadece prosedür gereği mi var? Sınav sistemi hakkında güncel bilgileri paylaşıyor mu? Öğrenci gelişim envanterlerini sürekli olarak eğitim döneminin belirli zamanlarında yapabiliyor mu ? Bu konulara hassasiyet gösterilmelidir.
Devlet okulundaki eğitim mi kaliteli, yoksa özel okullardaki ki eğitim mi? Bu çok tartışılan bir konu ama bana kalırsa çocuk, iyi bir öğretmenle çok şey başarabilir. Kendi çocuğum için de aynı fikre sahibim. Hangi okula giderse gitsin öğretmeniyle sevgi dolu iletişim kurması eğitimin en önemli temeli. Başa döndük, iyi öğretmen çok şey demektir.
 

 
Anahtar Kelimeler:
Nitelikli Okullar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5