Öne Çıkanlar erzurum arıcılık Nokta25 FETÖ mustafa güvenli

Kaderin üzerimizdeki yolculuğu...
Kaderin Üzerimizdeki Yolculuğu
Ömür: Her ruhun Yüce yaratıcısı karşısında vermiş olduğu "Rabbim Sensin" sözüyle başlayan kader yolculuğunun, kazanın dil bulmasıyla başlar.
İnsanoğlu Dünya hayatına Müslüman olarak geldiği zaman, ailenin dini bakış açısına göre kimileri sözüne sadık kalıp kazananlardan olurken, kimileri de ailesinden ve çevresinden etkilendiğinden dolayı verdikleri söze sadık kalmayıp hem Dünya hayatını hem de ahiret hayatını kaybeden kişilerden oluyor.
Kader kelimesinin içinde mekân, zaman ve irade yer almaktadır. Allah'u Teâla zaman ve mekândan münezzehtir. Kaza ise kader de yazılı olanların yaşanmasıdır. Mesela; kaderi tiyatro da kurgulanan oyuna, kazayı ise bu oyunun sahnelenmesine benzetebiliriz. Kaderimiz de yapacağımız dualar ve tövbeler dâhil her şey yazılıdır. Kader de önemli olan takdirin Allah'u Teâla'da ve iradenin insanda olmasıdır. Kader ve kazanın kelime anlamını ne kadar bilsekte İslam'a uygun yaşayamıyoruz. Çoğu zaman " Neden herşey benim başıma geldi? Bunları hak edecek ne yaptım? Neden yüzüm gülmüyor? Çevrem hep mutlu neden ben mutlu değilim?" diye kendi kendimize söyleniyoruz. Hâlbuki bunlar isyana girmektedir.
Çevremizde gördüğümüz insanları her gün mutlu mu sanıyoruz, aslında görmek istediğimizi görüyoruz. Dünya sonsuzluğu yaşayacağımız mekânımız değil ki her gün mutlu olalım. Gerçek mutluluğu Dünya da aramak büyük bir hataya düşürür.
Öyle bir zamandayız ki birer kral, kraliçe gibi yaşama derdindeyiz. Kimse kimsenin derdini çekemez olmuş. Yeri geldiğinde "Beni anlayan birisi olsun" istiyoruz. Bizler çevremizi anlıyor muyuz ki, bizi anlayan olsun. Çoğumuz kendi tezatlarımıza düşüyoruz.
Atalarımız ne güzel söylemiş "Büyük lokma ye büyük konuşma".
Tövbesinden haberimiz olmayan insanların hataları hakkında o kadar rahat konuşuyoruz ki... Menfaatlerimize uyan insanları iyi, uymayanları kötü diye mühür vuruyoruz. Şöyle baktığımızda o kadar örnek mevcut ki.. Rabbimiz'in bizden istediklerini değil de kendi istediklerimizi yapıyoruz. Günümüzde Rabbimiz' in yasaklamış olduğu konular veya durumlar insanlarımızın gözüne o kadar güzel ve tatlı gösteriliyor ki şeytanın oyunlarına aldanıp günah olduklarını unutuyoruz.
Bazen Allah'u Teâla'ya dua edip "kazancımı arttır” diyoruz. Hakkımızda hayırlı olanı istemeyi unutuyoruz. Biz bir istiyoruz, Rabbim ise bin veriyor. Mal, mülk ile imtihan olurken belli bir zaman sonra yanlızlaştığını göremeden daha çoğunu istiyoruz.
Aslında şunun farkına varmak gerekiyor; hayatımızı nasıl değiştireceğini bilmeden dua ediyoruz. Evlat istiyoruz, anne ve babanın yüzüne bakmaz, ailem olsun diyoruz, sevdiğimiz yuvadan kaçar oluyoruz. Çalışıp, birikim yapıp ne zorluklar ile kurduğumuz evde huzur bulamıyoruz. Mesleğimizi yapabilmek için sınavlara o kadar çalışıyoruz, atanıyoruz, sonunda o işi hakkıyla yapmıyoruz.
Farkında isek yapmış olduğumuz dualar kabul oluyor. Buna rağmen mutlu olamıyoruz. Bunun sebebini hiç düşündük mü? Kaderimizde her imkânı bize sunan Rabbimize şükrümüz ve zikrimiz olmadığı müddetçe insanoğlu şuana kadar mutlu olamadı da, olamayacak da...
Anahtar Kelimeler:
Kaza Kader
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner1