Öne Çıkanlar erzurum telesiyej DAİB erzurum esnafı Ethem Tanrıver

Ömer Çomaklı ya da Kalp Ameliyatı...
Herkes bilir ki: 
Üniversiteler, sadece yükseköğrenim görmek isteyenlerin talebini karşılamak üzere faaliyet gösteren ‘arz’ mekânları değildir…
Üniversiteler; aynı zamanda bulundukları kentlerin sosyal, ekonomik, tarımsal, endüstriyel, kültürel ve daha birçok alanda gelişimine katkıda bulunma misyonunu da üstlenmişlerdir… Kaldı ki, son yıllarda “Her İle Üniversite” sloganıyla başlatılan seferberliğin arka planında da bu vardır: kentlerin gelişim sürecini hızlandırmak…
 
***
 
Gelelim Erzurum’a…
Erzurum Teknik Üniversitesi üzerinde konuşmayacağız, çünkü bu üniversitenin henüz bir mazisi bile yok… Hoş kuruluşunun üzerinden geçen 8 yılın nasıl değerlendirildiği de ayrı bir konudur ya, neyse!..
Şimdi…
Atatürk Üniversitesi 61 yaşında malum… Fakülte, yüksekokul, meslek yüksekokulu, enstitü, araştırma merkezleri ve akademik kadrosuyla deyim yerindeyse devasa bir yapı…
Peki, bu yapı -yükseköğrenim talep eden kitle ekseninde konuşacak olursak-, beklentileri karşılamış mıdır?
Evet, karşılamıştır…
Zira Atatürk Üniversitesi’nin fiziki koşulları, teknik ve akademik altyapısı hakikaten de Türkiye ve dünya ölçeğinde kabul görmüş bir düzeydedir…
Buraya kadar iyi, güzel ve hoş…
Peki, aynı Atatürk Üniversitesi, yazımızın başında da ifade ettiğimiz şekliyle Erzurum’un sosyal, ekonomik, tarımsal, endüstriyel ve kültürel gelişimine müspet bir tesirde bulunmuş mudur sizce?..
Bu soruya kayıtsız-şartsız “evet” demeyi çok isterdik açıkçası… Çünkü bizim tam tersi bir yargıya varmamızı sağlayacak süreçler ya hiç yaşanmamıştır veyahut arzu edilen hedefler bir türlü tutturulamamıştır Atatürk Üniversitesi’nde…
Bu yüzden değil midir ki; Erzurum’da “Atatürk Üniversitesi nedir?” sorusunun cevabı, senelerdir “Kapalı Kutu” ve “Kampüs Memleketi” gibi benzetimlerle süslenmiştir…  
 
***
 
Ve bugün…
Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı ile birlikte “uyuyan devin” yavaş yavaş uyanışına tanıklık etmeye başladık artık…
Sürecin teknik olarak adı: Üçüncü Nesil Girişimci Üniversite…
Yani özetle diyor ki Ömer Hoca: “Bilgi artık tek başına hiçbir anlam ifade etmiyor. Bilgi, sosyal hayata dahil edilirse, ekonomiye yön verirse, sanayiye yenilik katarsa, hemen her sektörün önünde yeni ufuklar oluşturursa, kültüre, sanata, bilim ve teknolojiye, kısacası yaşamın her alanına sirayet ederse anlam kazanır.
Bu, sadece bir tespit değildir…
Bu, Ömer Hoca’nın başlattığı “Üçüncü Nesil Girişimci Üniversite” seferberliğinin de tercümesidir aynı zamanda… İlaveten Erzurum’un ulaşmanın yıllardır hayalini kurduğu gelişim düzeyidir…
 
***
 
Sizlerin de dikkatini çekmiştir…
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, göreve başladığı günden bu yana sürekli bir koşturmaca halinde… Hem üniversitenin kendi içerisinde, hem de “Üniversite-Erzurum” ilişkilerini baştan aşağı gözden geçirme ekseninde aylardır devam eden bir mesai yürütüyor kendisi…
Ömer Hoca, bu gayretini “ortak akıl” oluşturma şeklinde ifade etse de, biz onun bu girişimini “Bypass Ameliyatı” olarak değerlendiriyoruz…
Şöyle ki;
Atatürk Üniversitesi sadece Erzurum’un değil, aynı zamanda bu bölgenin de kalbidir ve üstlendiği sorumluluklardan birisi de, koca bir bedeni kanlı-canlı bir biçimde hayatta tutabilmektir…
Ömer Hoca işte bunu yapıyor şimdi…
Yani tıkanmış birçok damarı tek tek açmaya, kılcallarına varıncaya kadar harekete geçirmeye ve Atatürk Üniversitesi’ni koşturmaya engel teşkil eden ritim bozukluğu başta olmak üzere daha birçok hastalığı tedavi etmeye çalışıyor…
Ve diyor ki:
Uzağa gitmeye gerek yok; ilacın kendisi de bizde, yani hepimizde
Şimdi…
Madem Atatürk Üniversitesi’nde Erzurum için böyle bir operasyona start vermiş Ömer Hoca; o halde Erzurum da üzerine düşeni yapacak arkadaş!..
Kaçarı yok!..
Sivil toplum kuruluşlarıyla…
Siyaset kurumuyla…
Medyasıyla…

Diğer tüm kamu kurum ve kuruluşlarıyla Erzurum’un cümlesi bu sürece dahil olacak!..
Kimimiz kan olacak, kimimiz serum olacağız… Kimimiz neşter olacak, kimimiz makas olacağız… Kimimiz pamuk olacak, kimimiz de iplik yahut sargı bezi… Kısacası Erzurum’u ayağa kaldırmak istiyorsak; hepimiz bu ameliyatın bir parçası olmak zorundayız vesselam!..
Sözün özü:
Sağlıklı çalışan bir kalbimiz yoksa eğer, taşıdığımız beynin bir ehemmiyeti de yoktur…
İki kere iki, eşittir dört!..
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner1