Öne Çıkanlar Yulia Karadağ erzurum deve kervanı Başbakan Binali Yıldırım Giorgi Kvirikaşvili

Yastık altındaki değerlerimizi çıkarmanın zamanı geldi...
Doyumsuz bir ben’in kontrolü asla mümkün değildir. İnsanoğlu daha çok kazandıkça; sevgi, saygı, insaf, merhamet, adalet, namus, sadakat, helal kazanç, hoşgörü, vefa, dürüstlük, yardımseverlik, kardeşlik, dostluk, kadir kıymet bilme, dayanışma gibi insani ve manevi birçok değer de kayboluyor.
Para için yaşıyoruz, Para için eğitim görüyoruz, Para için meslek seçiyoruz, Para için çalışıyoruz, Para için birbirimizi kırıyoruz, Para için birbirimizi çiğniyoruz, Para için birbirimizi aldatıyoruz ve Para için savaşıyoruz. Sevgiyi hayatımızdan çıkardık ve yerine ben merkezli menfaati yerleştirdik. Sevgi olmadıktan sonra, daha çok paranız olsa, daha çok malınız olsa, ne olur?
Toplumları ayakta tutan kardeşlik sevgisi, aile sevgisi, kültür ve ahlaki değerleridir. Maddi değerler peşinde koşarken o kadar birbirimizden uzaklaştık, soğuduk ve manevi değerlerimizi kaybettik ki, farkında bile değiliz. Farkında olduğumuzda da maalesef iş işten geçmiş oluyor.
Eskiden Ahde vefa vardı, söz senet kabul edilir insanlara güven duyulurdu. Bu duyguyu kaybedeli senet bile geçersiz oldu. Haram-helal kavramlarını da kaybettik, çıkarları için doğayı ve çevreyi yok eden, kul ve yetim hakkı nedir bilmeyen, yaptıklarından vicdan azabı duymayan insanlar haline geldik.
Eskiden borçlar zaruri ihtiyaçlar için alınırdı. Ama şimdi yaşayamadığımız hayatımızın daha da zenginleşmesi için geleceğimiz ipotek altında ve çoluk, çocuk, torun 7 kuşak borç içindeyiz.
Ya kazanma hırsıyla ya da menfaat için kalplerini kırdığımız, darıldığımız, çatıştığımız, yıllarca görüşmediğimiz yakınlarımız. Üç kuruşluk menfaat için, mal, mülk, para için onları kaybetmeye, hayatımızdan çıkarmaya değiyor mu ?
Hayatı o kadar hızlı yaşıyoruz ki sahip olduğumuz birçok değerlerimizi unuttuk. Aslında bütün bunlar manevi ve insani değerlerimizin, güzel örf, adet ve kültürümüzün ortadan kaybolduğunun birer göstergesidir. Bizler kaybettiğimiz bu güzel değerleri yeniden hayata taşıma, yeniden kazanma ve kazandırma sorumluluğunu farkındalıkla üstlenebirsek, geleceğe ışık olabilirsek, umut taşıyabilirsek belki o zaman yüreğimiz bir nebze ferahlayacaktır.
Murat ERTAŞ bir yazısında ‘YASTIK ALTI’ ibaresini şöyle izah etmişti:  ‘Aile büyükleri altın ve paradan daha kıymetli olan erdem, ahlak, terbiye ve töreyi de yastık altında muhafaza ediyor olmalı. Millet olarak ahlak ve erdem krizi yaşıyoruz. Üzerine yatmayın, çıkarın artık yastık altındakileri. Siz kullanın, evlatlarınız kullansın. Toplum huzura ersin.’
Bu unuttuğumuz ve kaybettiğimiz, bizi biz yapan değerlerimizin çocuklarımıza, yeni nesillere öğretilmesi ve sürekliliğinin mutlaka sağlanması gerekiyor.
Ve tüm bunların sonucu olarak şimdilerde insanlar, maalesef ; yoğun, yorgun, mutsuz ve tek başına…
Anahtar Kelimeler:
Yastık Altı
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5