banner23
Öne Çıkanlar erzurum sahur protesto Nokta25 fedli dumlu

Erzurum'un Zafer ve Tevhit ağabeyleri...
Memleketimizin gözbebeği B.B Erzurumspor iki senedir geleneksel hale getirdiği lig atlama serüvenini çok şükür bu sene üçe tamamlayarak süper denilen lige ulaştı. Böyle diyoruz ama üç sezon içerisinde üç lig atlamanın her babayiğidin harcı olamayacağını hepimiz biliyoruz. Dünya’da böyle bir başarı örneği sergileyen takımların sayısı da bir elin parmaklarını geçmemekle birlikte İtalya’nın “Parma” adlı takımı bu yükselişe sahip takımlardan örnek olarak göze çarpıyor. Türkiye’de ise böyle bir başarıya sadece B.B Erzurumspor imzasını atarak adını tarihe mavi beyaz harflerle yazdırdı diyebiliriz.
***
1968 Yılı’nda kurulan koca çınarımız Erzurumspor’un 1998’de Süper Lig’e çıkması ve 2001’de düşüşe geçerek bir an da felaket günlerinin başlamasının ardından tam 17 yıl sonra Erzurum tekrar hak ettiğimiz liglere geri dönmenin mutluluğunu bize Büyükşehir Belediye Erzurumspor ile yaşatmış oldu.
***
B.B Erzurumspor’un bu başarılarında Erzurum Büyükşehir Belediyesi Başkanı ve kulübün onursal başkanı olan Mehmet SEKMEN’ in, yönetimin, futbolcuların ve kısacası aşçısından, malzemecisine kadar herkesin büyük emekleri olduğu göz ardı edilemeyeceği gibi aynı şekilde Dadaşlar Grubu’nun da takdire şayan büyüklükte çabalarının mevcudiyetinden bahsederek hatırlatmada bulunmamız gerektiğini düşünüyorum. Tabi aslında tribünlerde mavi beyaz sevdası uğruna bazen üşüyen bazen de ter döken; aşını, işini, eğitimini feda edip ses telleri yırtılana kadar bağırmaktan geri durmayan cefakâr taraftarlara bunu hatırlatmaya gerekte yok. Nasıl olsa bilen biliyor ama mesele bundan bihaber olanlarla!
***
1995 Yılı’nda kurulan Dadaşlar Grubu’nun Tribün Lideri Zafer LÖMENLER ve Dadaşlar Grubu Basın Sözcüsü Tevhit ERGİN’ in memlekete ve mavi beyaz renklere olan sevdalarından başlayalım…
***
Zafer Ağabeyi’yi ilk olarak tanımam ortaokul dönemlerime kadar uzanır. 12 Mart Erzurum’un Düşman İşgalinden Kurtuluşu etkinliklerinde Hastaneler Caddesi’nde akranlarımla geçit törenini izlerken arkamızdan yanaşmış ve yanındaki ekiple birlikte bizleri de maça davet etmişti. Geçmiş gün, unutmamam gerekirdi ama hangi takımla maç yaptığımız şimdi aklıma gelmiyor. Hatırlamıyor olmamı mazur görün, haritada yerini bilmediğimiz nice köy takımlarıyla maç yaptığımız için unutmak doğal olsa gerek.  
Zafer Ağabeyi’nin gönlünde binlercesi bulunduğu için bu yazıyı okurken doğal olarak bahsettiğim olayı da hatırlamayacaktır diye düşünüyorum. 
***
Play-offlar’ a kalabilmek için Adana Demirspor’a deplasman yaptığımız maçta aynı otobüsle gitmek nasip olmuştu. Erzurum’dan yüzlerce kilometre uzaklıkta başımızda ağabeyi, tribünlerde amigomuz oldu. Maç boyunca öfkeli haliyle tüm grubu örgütlediği gibi sonuç olarak 2-1 geride olduğumuz maçı 3-2 yenerek mutlu bir şekilde Erzurum’a dönebilmiştik. Zaten hiç kimsenin, onun öfkeli hallerine kırılıp gücendiği gözlemlenmemiştir. “Gardaş aç mısız?” diye sorması bile kırgın olanların yüzüne tebessüm getirmekle beraber, ortak paydanın memleket meselesi olduğunu direk zihinlere yerleştirir. 
***
Tevhit ERGİN ile Cumhuriyet İş Merkezi’ndeki işletmesinde, çift başlı kartala gönlünü kaptıranların uğrak yeri olan Tribün Çay Evi’nde sohbet etme fırsatı yakaladım. Yazımda Zafer LÖMENLER ve kendisinden bahsedeceğimi söyleyince, konuşmasına “Baraka Yusuf” ve “Şadi Çıran” isimlerinin hakkını teslim ederek başladı. Erzurumspor’un Süper Lig’de oynadığı dönemler ve öncesindeki tribün kültüründen örnekler verdi. O dönemde Erzurumsporlular için tribünler adeta bir haberleşme organı görevi de yapıyormuş. Nitekim düğünlerden, askere gideceklerden, ölümlerden ve daha türlü türlü hadiselerden orada haberdar olunurmuş. Globalleşen Dünya’da endüstriyel futbolun devreye girmesiyle bunlar bir bir yitirilmiş ve taraftarların yerini seyirciler almaya başlamış. Tevhit Ağabeyi, tüm bu olanlara rağmen Erzurumspor’un şimdiki halinin yeniden taraftarlaşmaya başladığını ve bunun gelecek adına herkesi ümitlendirdiğini belirtiyor.
Erzurumspor’un bütün siyasi gruplardan bağımsız olarak bir çatı hüviyetine sahip olduğunu ve Erzurumlular’ ın ise bu çatının direkleri konumunda bulunduğunu ifade eden ağabeyimiz, bu sayede bulunduğumuz her ligde Türkiye’nin en zorlu deplasmanı olarak parmakla gösterilmenin şerefine ulaşıldığını ifade etti.  Rakım, iklim gibi doğal faktörlere ek olarak Dadaşlar Grubu’nun varlığı her zaman Erzurum’un kazancına olmuştur şeklinde açıklamalarına binaen bu gücün her daim korunması gerekliliği noktasında uyarıda bulunarak, “Dadaşlar Grubu’na sahip çıkılmalı!” bu grup üç yıl içerisinde 65 deplasman ve bu sezon yapılan deplasmanlarda yaklaşık 33 bin kilometre seyahat etmiş olmakla ülkenin en fazla mesafe aşan taraftarı olmanın haklı gururunu yaşamaktadır diye devam etti.
***
Benim gibi yüzlerce taraftarda bilirler, Zafer ve Tevhit ağabeylerimizin kendi çocuklarını ameliyat masasında bırakıp deplasman yollarına koyuldukları bile olmuştur. Ve hatta bir seferinde Tevhit Ağabeyi’nin hanımının doğumuna bile yetişemediği durumlar ortaya çıkmıştır. İnsan bu yaşanmışlıkları duyunca gerçektende büyük bir özveriyle takımı sahiplenen kişilerin varlığından fevkalade gurur duymaz mı?  Elbette duyar ve elbette duymalı.
***
Dadaşlar Grubu’nun Türkiye ve Dünya’da kendi ayakları üstünde durabilen ender taraftar gruplarından birisi olduğunu ifade eden Tevhit Ağabeyi bazı konularda Mehmet SEKMEN’ den aldıkları yardımlardan mesela deplasman otobüsü kaldırılması gibi durumlarda asla sıkıntı yaşamıyor olmalarından dolayı teşekkürlerini de açık bir şekilde iletti. Süper Lig’e çıkmış olmanın yükümlülüklerinden birisinin de en az 3 ya da 4 maçta bir koreografi çalışmalarında bulunulması gerekliliğinden konu açılarak bu işlemler için Dadaşlar Grubu’na kesinlikle sponsor olunmalı diye şehrimizin ileri gelenlerini de göreve davet etti. Yapılacak eşsiz koreografi gösterileriyle Doğu’nun ilkelliklerle anılmasının önüne geçildiği gibi aynı zamanda da haftalarca televizyon programları ve sosyal ağlarda koreografilerimizin tanıtılmasıyla şehrimiz gündemden düşmeyecek ve böylece reklam olacaktır şeklinde konuşan ağabeyimiz, tek yürekte çift sevda barınmaz diyerek üç büyütülmüşlere sevdalı olanları da şehr-i müdafaya davet etti. Yeni sezonda bukalemun gibi rengarenk tasarımlı forma ve benzeri ürünlerin bırakılması gerekliliğinden ve üreticilere de ricalarda bulunulduğundan bahsederek sözü kadın taraftarlara getirdik. Kadın taraftarlar ve çocuklar için protokolün alt kısmındaki bölümün ayırt edileceğini ve Nene Hatun gibi yürekli olan Dadaş kızlarının da maçlara rahat rahat gelebilmelerinin önünün açılmış olacağını belirtti.  Batı’dakilerin Doğu’dakilere bakış açılarının bu gelişmelerle çok değişeceğini beklediklerini ve Erzurum’un çok kısa bir süre içerisinde tribüncülükte eskiden olduğu gibi ülkenin enleri arasına gireceğini müjdeledi.
***
Bursa’da yaşanılan şampiyonluğun ardından Süper Lig’e çıkışımızın kutlandığı Cumhuriyet Caddesi’nde Zafer LÖMENLER ve şahsınızın davet edilmemesi durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Diye sormamla birlikte Tevhit Ağabeyi :”Yönetimin ani sevinç ve coşku karşısında yaşadığı protokol eksikliğidir, kırgında değiliz.” Cevabını ileterek, “Hakiki kahramanlar; bedel sırasında önde, ödül sırasında arkada dururlar!” sözleriyle sohbete noktayı koydu.
***
Ne diyeyim? Babadan Erzurumsporlu olarak, memleketimizde böyle ağabeylerle yaşıyor olmaktan gurur duyuyorum. Birliğimiz, beraberliğimiz hiç bozulmasın ve Allah, Süper Lig’in kalıcı takımlarından olabilmemizi, Süper Lig’de Şampiyonluk kutlamalarını görmemizi de nasip eylesin inşallah. 



 
Anahtar Kelimeler:
Tevhit ErginZafer Lömenler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5