Nokta25
Nokta25
06 Mayıs 2019 Pazartesi 12:48
Erzurum Ovası'ndan İstanbul'a ERTUĞRUL hikayesi

Erzurum’da bundan tam 85 yıl önce gıda alanında başlayan ticaret serüveni, inşaat sektöründe adeta bir prestij yolculuğuna dönüştü. Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleştirdiği devasa inşaat ve altyapı projeleriyle sektöre damgasını vuran Ertuğrul İnşaat, iş ve sosyal yaşam alanları mimarisine ise “Volume İstanbul” eseriyle imzasını attı.

Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı, Erzurum için çarpan yüreğiyle tanınan Taner Ertuğrul’un yaptığı Ertuğrul İnşaat, kapılarını İŞ’TE ERZURUM okurları için açtı. Dadaşlar Diyarı’na silinemeyecek izler bırakmış olan Ertuğrul ailesinin Erzurum’da başlayan ve süreç içerisinde bir Türkiye markasına dönüşen ticaret serüvenini Taner Ertuğrul’dan dinledik…

ERZURUM VE ERTUĞRUL AİLESİ…

Ali Ertuğrul ve Hurşit Ertuğrul… Her iki isim de, Erzurum ve özellikle de Atatürk Üniversitesi için çok büyük bir öneme sahip. 1967 yılında Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü görevine getirilen Ali Ertuğrul, aynı zamanda Araştırma Hastanesi’nin de kurucuları arasında yer alıyor. Başarılı bir tıp profesörü olan Ali Ertuğrul gibi, Ertuğrul ailesinin diğer ferdi olan Hurşit Ertuğrul’un yolu da yine Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü’nden geçiyor. Hurşit Ertuğrul, Atatürk Üniversitesi’nin ‘seçilerek göreve gelen ilk rektörü’ unvanına sahip oluşunun yanında, Türkiye’nin de en uzun süreyle görevde kalan rektörü olma ayrıcalığını da taşıyor. Hurşit Ertuğrul, bunun dışında Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı görevini üst üste iki dönem yapan rektör olması nedeniyle de, Türkiye’nin ilkleri arasında yer alıyor.

HERŞEY DEDE MUSTAFA ERTUĞRUL’LA BAŞLAR…

Ertuğrul İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Taner Ertuğrul, Erzurum’daki ticaret serüvenlerinin dedesi Mustafa Ertuğrul’un Numune Hastanesi Müdürlüğü görevine atanmasıyla birlikte başladığını belirterek, “Dedem Mustafa Ertuğrul, Numune Hastanesi’nin ilk müdürlerindendir. Babam ve amcalarımla birlikte Erzurum’a gelir ve bu şehre yerleşir. Köyümüz, hemen her yıl gittiğimiz Umudum köyüdür. Dedem, oğulları Ali Ertuğrul, Hurşit Ertuğrul, Kadir Ertuğrul, Şeref ve Hasan Ertuğrul’la birlikte Erzurum’a geldiğinde gıda ticaretine de girişir. Hatta dedemizin kurduğu firmanın tabelasında “Mustafa Ertuğrul ve Mahdumları” yazar.

ERZURUM’DA YEŞİL MERCİMEK ÜRETİMİ…

Amcalarımdan bazıları okur ve tahsil yapar, okumayanlar ise ticarete yönelir. Bakliyat ticareti yaparlar, öyle ki; neredeyse bütün bakliyat markalarının bölge dağıtımını dedemin kurduğu bu firma yapar. Sonra İstanbul’dan tohum getirerek, yeşil mercimek işine girerler. Erzurum Ovası’nda öyle kaliteli bir mercimek üretirler ki; dağıtımı tüm Türkiye’ye yapılır. Erzurum’daki mercimeğin özelliği ise, yıllarca beklese bile bozulmaması ve kesinlikle güvelenmiyor oluşudur. Yozgat’ın, Tokat’ın da yeşil mercimeği vardır ama Erzurum’un mercimeğinin yerini tutmaz. Bu sebeple çok tercih edilir. Yılda bin ile bin 500 ton arasında mercimek üretilir. Dedem ve amcalarım ova köylülerinden aldıkları mercimeği daha sonra Türkiye’nin dört bir yanına dağıtır.

ŞEREF ERTUĞRUL’UN SÖZÜ SENETMİŞ…

Babam Şeref Ertuğrul, Erzurum’da ticarete damgasını vurmuş ahlak timsali bir esnaf olmuştur hep… Bakliyat işinin öncülerinden olan babam, yanı sıra inşaat işleriyle de uğraşmakla birlikte Erzurum’a hakikaten de iz bırakmış bir isimdir. Sözüyle, tarzıyla, ticaret anlayışı ve ahlakıyla parmakla gösterilir. Örneğin; sözü senetten hep farksız olmuştur babamın… Öyle ki; Ova köylüleri getirdikleri mercimekleri neredeyse gözü kapalı teslim etmiştir babama. Senetmiş, sepetmiş, paraymış, pulmuş; kimse dert edinmezmiş bunu. Çünkü Şeref Ertuğrul’un sözü başlı başına bir senetmiş zaten. Onun “helal kazanç” düsturu, hepimiz için de örnek teşkil etti; Allah ondan razı olsun, bizlere dürüst çalışmayı, helal kazanmayı, yaptığımız işi ve insanları sevmeyi, insanlara güvenmeyi o öğretmiştir. Erzurum’da inşaat işlerinde de, yine babam Şeref Ertuğrul öncülük etmiştir. Denilebilir ki; Gez Mahallesi’ndeki ilk apartmanı inşa eden de babam olmuştur. Şeref Ertuğrul’un evlatları olarak bizler bugün eğer ortaya bir eser koyabiliyorsak, insanımıza hizmet edebiliyorsak; bunu babamıza ve onun bize bıraktığı ahlaka borçluyuz, erdeme borçluyuz, helal kazanç anlayışına borçluyuz.

TİCARİ FAALİYETLERİN ALANI GENİŞLEMEYE BAŞLAR…

1970’li yılların ortalarına doğru bizim de iş hayatına dahil olmamızla birlikte yanı sıra müteahhitlik faaliyetlerimiz başlar. Amcam İstanbul’a yerleşir, babam Erzurum’da kalır, bir yandan gıda ticareti devam ederken, diğer yandan da inşaat serüvenimiz başlar. 1985’e kadar mercimek ticaretimiz sürer; bizim ambar olarak kullandığımız ve şu anda Gölbaşı’nda benzin istasyonu olan yer bizimdir. Oradaki ambarı yıktıktan sonra burada akaryakıt istasyonu işletmeciliği yaptık. Ondan sonraki süreçte, yani 1990’lı yıllarda bütünüyle İstanbul’a yerleştik. 

İNŞAAT SEKTÖRÜNE “ERTUĞRUL İNŞAAT” DAMGASI 

İnşaat en yoğun uğraşı alanımız oldu. Bugün Ertuğrul İnşaat adıyla Türkiye’nin dört bir yanında konut üretiyoruz, altyapı-üstyapı, iş ve sosyal yaşam alanları inşa ediyoruz. Özellikle kamu yatırım projelerinin hayata geçirilmesi noktasında aldığımız tüm sorumlulukları eksiksiz yerine getirmiş olan bir markayız. Bugün İstanbul’da ve Türkiye’nin birçok şehrinde kamu işlerini yürüttüğümüz gibi, şirketimiz bünyesinde konut, ofis ve işyerleri gibi yaşam alanı projelerini de hayata geçiriyoruz. Bu manada “Volume İstanbul” projemiz, İstanbul’un belki de en prestijli projeleri arasında yer alıyor.

GÖZ KAMAŞTIRAN ESER: VOLUME İSTANBUL 

Volume İstanbul projemiz, Kurtköy’de. 1990’lı yıllarda burada sahibi olduğumuz bir arsa vardı; bu proje için değerlendirme kararı aldık. Projemizin kapsamında son derece lüks ofisler ve işyerleri bulunuyor. Ayrıca projenin içerisinde bir de butik otelimiz yer alıyor. Yani bu yatırımımız önümüzdeki 20 yıl boyunca estetiğinden ve zarafetinden hiçbir şey kaybetmeyecek. Mimarisiyle göz kamaştıran ve bir o kadar da yüksek kalite standartlarına sahip olan bir eser oldu Volume İstanbul…

“ERZURUM KESİNLİKLE BİR MARKA OLACAK”

Her ne kadar otelcilik sektöründe deneyim sahibi olmasak da, süreçte büyük bir başarı kaydedeceğimize inanıyoruz. Bu bağlamda kim bilir belki de ilerleyen yıllarda memleketimiz Erzurum’a da otel yatırımlarımız olabilir. Kaldı ki, ben zaten Erzurum Kayak Kulübü’nde de uzun yıllar yöneticilik yaptım. Kış turizmiyle ve kış sporlarıyla yakından ilgilenmiş birisiyim. Erzurum’un kış turizmi potansiyelinin de farkındayım. Erzurum önümüzdeki yıllarda bu anlamda çok daha büyük bir marka olacak. Biz buradan çok daha iyi görüyoruz; insanlar artık Erzurum’u konuşuyor, kış tatilini konuşuyor, konuşmaktan öte artık Erzurum’a gidiyor.

”ERZURUM’UN YERİ BİZİM İÇİN HEP ÖZEL”

Ticaretimiz ve faaliyet alanımızın merkezini İstanbul teşkil ediyor olabilir ama bizim için Erzurum’un yeri hep özel oldu. Erzurum’u ne kelimelerle anlatabiliriz ne de anlatacağımız kelimelere sığdırabiliriz. Erzurum bizim için doğup büyüdüğümüz değer verdiğimiz bir şehir. Ailemizle hep gurur duyduk, Erzurum’u hep sevdik ve hizmet etmeye çalıştık. Amcalarımızı örnek almaya çalıştık, peşlerinden gittik. Köyümüz Erzurum’da, işyerimiz Erzurum’da, eşimiz-dostumuz Erzurum’da. Her yıl gider geliriz, kalırız. Bizim gönlümüz de, yüreğimiz de Erzurum’da. Erzurumlu olmakla hep gurur duyduk, iftihar ettik. İstanbul’daki vakıflar aracılığıyla da bir araya geliyoruz, memleket hasretini gideriyoruz, kaynaşıyoruz. 

Son Güncelleme: 06.05.2019 12:54
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner1